Kafka’nın Oku Dediği…

Bütünüyle bizi ısıran, bizi zehirleyen kitapları okumalıyız.

Okuduğumuz kitap, kafamıza balyoz indirilmiş gibi bizi uyandırmıyorsa neden zahmete girelim?

Mutlu kılsın diye mi?

Hiç kitap olmasaydı da o denli mutlu olurduk;

Kendimizi azıcık sıkarsak, bizi mutlu edecek kitapları biz de yazabiliriz.

Bize gerekli olan, en acı verecek talihsizlik gibi bize vuran kitaplar.

Kendimizden çok sevdiğimiz birinin ölümü gibi vuran, insanlardan uzaklara, ormanlara, sürgün edilmiş duygusu veren, intihar gibi kitaplar.

Kitap içimizdeki donmuş denize inen balta olmalı.

Franz Kafka

( Kaynak: Okumanın Tarihi / Alberto Manguel; Yapı Kredi Yayınları )

Bize Kalan…

Okyanusta kaybolmuş adalar gibiydik,
Ne yere ne göğe tutunabildik,
Suya sırtüstü düşen bir ceset gibi.
Hareketsizce batarken,
Sadece gökyüzüne bakabildik…

***

Toprak damlı, tahta pencereli evlerimiz vardı,
Evlerimiz karanlık dağlara bakardı,
Gece karanlığında bile nehirlerimiz çağlardı.
Anneler sadece yalnızken ağlardı,
Yalnızlıkları bize kaldı…

*2005 Aralık’ında sayıklamışım bunları, ziyan olmasın diye dercediyorum şuraya.