Kasım, 2009 Arşivi
O an …
0
Geçen hafta genç bir bayan hastam, şiddetli diş ağrısıyla geldi. Henüz doğum yaptığını, çocuğunun öldüğünü ve dişi çektirmek istemediğini söyledi. Kısa bir muayeneden sonra, çocuğun neden öldüğünü sordum, öldü işte dedi. Ağız hijyeni konusunda bir şeyler anlatmaya başladım, fırça şu bu dedim. Kadın birden sözümü kesip: “Hocam, ben ölmek istiyorum, sen bana diş fırçalamaktan bahsediyorsun” dedi. Ne diyeceğimi şaşırdım, dondum kaldım. Konuşmaya devam etti “Ben … Çelebi, Bilge Köyü’nden” deyince, durumu anladım. Anlatmaya başladı: “Annem ve ablam öldürüldü, iki çocuğum elimden, alındı, yeni doğan çocuğum öldü, eşimden boşanıyorum. Sen söyle ben ne yapayım …?” Çıt çıkmadı benden, düşünemedim konuşamadım hiç.
Identity filmindeki polis karakterini oynayan John Cusack’ın bir repliğini hatırladım. “Bir keresinde bir intihar girişimi ihbarı aldım. Yüksek bir binanın tepesinden atlamak üzere. Yanına gittim, yaklaştırmadı. Meksikalı, bağımlı, hamile, HIV+ bir kız vardı, ‘bana yaşamam için bir sebep göster’ dedi, böyle bir durumda ona yüzlerce şey söylemek için eğitilmiştim ama bir an için duraksadım; ve o bunu fark etti. Atladı…”
Bir an gözlerine bakabildim hastanın, öyle ifadesiz, donuk, yorgun bakışlar …
***
Öğlen arası gazetemi alıp ne var ne yok diye bakınırken, az önce beni dumura uğratan hastamın haberiyle karşılaştım:

